26 Ağustos 2008 Salı

Neşeli günler

Esen'den çıktım, tam anayola doğru yürüyorum. Karşıdan yaşlı bir kadın geliyor. Elleriyle arkamdaki bir yeri işaret ederek, heyecanla bana bağırarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Onu anlamadığım söyleyecek kadar yakınında bile değilim. Adımlarımı hızlandırıp yanına varıyorum. Buradaki sloganım, "Sorry, but I don't speak Swedish"i tekrarlıyorum. İsveççe konuşmasam da "titta" fiilinin anlamını biliyorum gerçi.
Hemen dilini İngilizceye çeviriyor. "Still, you have to see it, look!" diyor, neşeyle. Arkamı dönüp gökyüzündeki kocaman balonla karşılaşıyorum. Sapsarı. Bir. Cüce. Yedi cücelerdeki gibi masalından çıkmış bir cüce. Kocaman, dev boyutta. İnsanların durduğu sepet gibimsi yerini, vücuduna oranlayamayacak kadar büyük. "It's a.. It's a.. What do you call it?" diyor. Kelimenin İngilizcesini hatırlayamıyor. Bir yandan din referanslı bir şeyler söylüyor. "Well, we don't call it anything. I guess it's something about Christianity?" diyip gülümsüyorum. "No, it's not. No, absolutely it's not." diye mırıldanıyor. "He brings children gifts. Every year." diye toparlıyor. Santa Claus diyeceğim, ama figür ona benzemiyor. Benzediği şey, yedi cücelerden biriyle leprechaun arası bir yaratık. Yine de seviniyorum. Onun sevincine seviniyorum. Heyecanla balonun güzelliğini seyrediyoruz ikimiz, bir bina görüş açımızı kapatana kadar. Sonra gülümseyip yolumuza devam ediyoruz. Arstaberg istasyonuna varıyorum. Lila rengi gökyüzüne bakıyorum, uzaktan sarı balonu takip ediyorum. Stockholm'e zamkla yapışmak istiyorum.
Not: Prenses Mononoke ve Totoro resim defterimde yerlerini aldılar. Kuru boyayla mı boyayayım, sulu boyayla mı endişesi sardı.
Notnot: Ev bulmuşum diye seviniyorum. Stockholm'ün en güzel yerinde. Sudan ucuz. Evin içini tarif için kelime bulamıyorum, o derece. Gelgelelim evin sahibi olduğunu iddia eden Paul, bana cevap atmış. "Şu adresten bana ulaşabilirsin: Paul4lover@yahoo." Hay-da. Evini kiraya veren erkeklerden toptan uzak durmalı. Tüm heveslerim, Drottninggatan'da oturma hayallerim yine bambaşka bahara kaldı.
Birbaşkanot: Beck'in son albümü rocks my world.

1 yorum:

Gabriel Conroy dedi ki...

Gnome diyoruz o şeker, küçük yaratıklara. :)