12 Haziran 2009 Cuma

Zalim, senin Allah'ın yok mu?

Londra'da "There's probably no god." yazan iki katlı otobüslerle ilgili haberi hatırlayanınız vardır, şimdi de İsveç'te ateistler mi kimler bilmiyorum, ilanlar astırmaya başlamışlar. Aynı iddiada. Bir de testi var. Web sitesine giriyorsun, dini duygularını ölçüyorlar.

Hristiyanlıkla geç tanışıp pek kaynaşamayan İsveç halkının dini duygularının ne kadar seyreltilmiş olduğunu "Satanizm/Ne olacak bu metal müziğin hali/Metal müziğin en güzel sonucu Suicide Girls websitesindeki gibi kızlar" ANATEMALI (hehe) belgeselde kilisesi satanistlerce yakılan rahibin "valleaa ağbeaa yakıyorlar işte, yine yakacaklar napalım, kader kısmet" kayıtsızlığında, o yakan çocukların annelerine "ananismoriset" demeyişinde gözlemlemiştim zaten. Adamın açık açık şeyinde bile değildi. Ve çok enteresandı. Bir şeyi ya sevip ya nefret etmeci, sevdiyse dibine kadar savunmacı, dünyayı yakmacı yaklaşımımız penceresinden bakıp şaşırmıştım. Eğer din adamıysa nasıl radikalleşemiyordu? Nasıl da ortayolcu, nasıl da çatışmadan kaçınmacı davranıyordu, bravoydu. HASTASI OLMUŞTUM.

İnanırsın, inanmazsın, bilemem. Ama tartışmasız haklı geliyor, birilerinin bu tip ateist içerikte şeyler asması. Diğeri camiler, kiliseler açıyorsa, çan çalıyorsa, ezan okuyorsa eğer, bu bir diğeri de kendi düşüncesini afişe edebilir, edebilmeli ideal bir dünyada. Üstelik ifade nasıl da masum. Büyük ihtimalle - belki de tanrı yok diyor. Çok hassas yaklaşmış. Saldırgan değil. Olmadığını öneriyor, tutturmuyor. Olmayabileceğini de düşün, sonra üzülme diyor.

Richard Dawkins'in inatlı-tutturmalı-itin şeyine sokmalı agresif ateistliğine bu bakımdan daha önyargılı bakıyordum hatta. Konuşurken fevkalade ateist cepheden Serhan, "ama öyle deme, radikal dincilerin ne kadar mantıksız tutturmacı olduğunu düşün. Onların karşısında öyle olmak, öyle tutturmak gerekir bazen. Yoksa baş edemez ki sapasaçma iddialarla" dedi. Zaten bana yanlış gelen, adamın ateistliğini rasyonel şekilde açıklaması değil. Üste giderek saldırması. Kitap başlıklarına şöyle bir baktığımda bile inançsız diye nitelendirilebilecek biri olmama rağmen saldırıyı görebiliyorum. Radikal şekilde dini inançlarını savunan insanların çoğu cahil ve cahillik üzerinden prim yapıp düşüncelerini veba misali yayıyorlar, diyelim. Hatta bunu kesin doğru kabul edelim. Yine de çocukla çocuk olma eğilimi yok mu, Dawkins tam da aynı damardan ters yöne tutturunca? Dawkins'in profesörlüğü, bilgeliği, rasyonelliği nereye gidiyor o zaman? Hepsi ayrı parkurda yarışırken gözümde, hatta Dawkins mutlak doğruyu temsil ederken mesela, o kendi rızasıyla tüy sikletlerin klasmanına inmek istemiyor mu?

Şunun hakkını vermeyi özellikle istiyorum: inancın adı ne olursa olsun, ne çapta olursa olsun, neye taparsa tapsın, o kadar insanı bir araya getirdiği için tüm bu edebiyat asgari bir saygı hakediyor. Birçok insanı DAHA ÇOK kötülük yapmaktan alıkoyan bir ortak değer varsa eğer, inansın istediği gibi ARKADAŞ! İnanmayıp sana bana sardırsa daha mu güzel olacak yani? Buna şöyle bir cevap verilebilir tabii ki: "inanıp da sardırmıyor mu sanki eteğime saçıma başıma?" Evet. O zaman ben de o cevaba karşı diyebilirim ki :"ULAN, saldıranını değil, saldırmayanını kastediyorum zaten. Saldıranına da bilimin rasyonelliği sökmüyor işte. Adam körkütük inanmak istiyor, dünyayı kendince yola getirmek istiyor. Ona, onun dilinden cevap verince anlayıp "peki, ben hata etmişim, haydi kalın sağlıcakla" mı diyecek? Zaten dinin, insanın içinde olmayacak bir iyilik ateşini körükleyeceğine de inanmıyorum. Giyenine bağlı bir elbise gibi düşünelim. Kimisi fitne fücür baktığı için fahişe gibi duracak içinde, kimi masum, kartopu temizliğinde. Bünyeye göre değişecek etkileri. Kötü bir adam ateist olsa da çirkef, dine sarsa da çirkef işte.

Ben, kendi içimi temiz tutmanın derdindeyim. Bir tanrı, bir üstün varlığın insafına kalmaksızın. Kendi kendimin efendisi olmanın derdindeyim. Ha, "sorduk mu" derseniz, yakın buldum anlattım.
P.S. Bunu yazdıktan sonra aklıma, sınıfta bağırarak ıslak mendil, fazla kalem, 0.7 uç soran öğrenciye karşılık yine bağırılarak verilen cevap geldi.
- Zalim, senin Allah'ın yok mu?
- Var, ama evde.

7 yorum:

Tugce Demirag dedi ki...

herkesin okuyup, bilip, kulak ardi ettigi bir suru guzel mesaj icerse de, uzgunum ama tanri kitaplari cikartmadan once reklamcilarla calismaliydi. yeni soylemlerle yeni farkindaliklar yaratmak sanatcilara mesajcilara reklamcilara ait olmus.
ne dedigiyle ilgilenmiyor kimse.
hic bir canliyi öldürme diyor. kimin umrunda?

insan olmak çok sorumluluk isteyen ve sürekli geliştirdiği koşullara ayak uydurmaya çalışarak değişen bir terim oldu. artik insan olmak gögüs germek ile cürretkar olmak arasi bir manada bana kalirsa. kendi paradoksu icine kendisini sikistirmis yaratiklariz.

elbise benzetmene bittim. ayni düsünüyormusuz.

Northx dedi ki...

yazilan seylerin ne kadar acik ve basit oldugunu okudukca insanlarin ogrenmemek icin sarfettigi ustun cabayi gordukce sasiriyorum acikcasi. gerci bu konularla ilgilenmeyen bireyler cool, zeki ve ozgur fikirli olmakla esdeger goruluyor artik. birisi "muhtemelen tanri yoktur" yazdiginda ne kadar da ozgur ulke damgasi yiyor, ama kimse hakikaten yok mu diye arastirmak zahmetine girmiyor. bana eyup'te, fatih'te salvarla gezen yobaz adamla, beyoglunda baskalarindan duyduklarini sanki biliyormus gibi atip tutan universite mezunu ayni cirkinlikte geliyor.

http://northx.blogspot.com/2009/06/necessity-for-religious-beliefs.html

cok temel olarak bana gore tum dinlerin anatemasi; her gecen gun daha iyi bir insan ol, hirslarinin seni ele gecirmesine izin verme ve diger insanlarla bagini koparma. bu kadar.

Elmoş dedi ki...

Anladığım dediklerime katıldığın yönünde. "Ağbea burda tanrıya inanmıyorlar, çok coollar var yeaa"laştırmadım diye tahmin ediyorum.

Gevrek simit gibi olacak buralar demedim mi? Bu ne şiddet bu celal?

Northx dedi ki...

yok tatlm yazdiklarim tamamen genele yonelikti, senin yazindan da oyle bir fikir cikarmamistim. siddetli de degildim ustune ustluk bi de. operim.

Gabriel Conroy dedi ki...

Aklınca, kızım sana söyledim, gelinim sen anla demeye getirmiş de arkadaş pek becerememiş.

Gevrek simit yemeyeli neredeyse 3 yıl olacak sanırım. Bugün bir şekilde bulup buluşturup gevrek simit yemem lazım.

Jindar Erdalan dedi ki...

okuyup gülümserken,
ısırdığım ve pekte gevrek olmayan
isveç simidinin susamları yere düşmesin diye gayret ettim...

Elmoş dedi ki...

İsveç simidi nedir? Kanelbulle mi diye düşündüm. Yok, onda simit tipi yok. Ama tadı bambaşkadır, söylemesi ayıp.