9 Mayıs 2009 Cumartesi

Eğlen coş, işte Kiboş.

skargaci@hotmail.com diye bir arkadaş vardı bir aralar. Yok, olay oradan başlamıyor aslında. Aslı şudur;
Kuzenim biz punky monkey takılırken bana bir hediye çekme kaset getiriyor. Yıl herhalde 1996-97. Ben sevinçten gözüm dönerek dinliyorum. Kaset kapağının bir yerine mail adresi iliştiriverilmiş. Arşivle ilgili kontağa geçince, mail adresinin sahibi Serkan ICQ listelerimize giriyor. Dünyamızda çığır açan bu karmada Promise Ring'den Operation Ivy'ye, The Impossibles'tan Anti Flag'e, ondan bilmemkime ohannesburger punk-ska-hardcore eksende zilyon tane grup var. Falan filan.
Bir gün, yağmurun yağmasını fırsat bildik ve eve kapandık Tuğçe'yle. Taa ne zamandan alıp hiç kapağını açmadığım suluboya setimi ortamıza koyup, eski günlerin şerefine en çok da Bad Religion dinleyerek şakır şukur resim çizdik. O an kolumuzu kessen Faith Alone akacak, Sanity akacak, o derece.
Öncelikle şundan bir bahsedelim yahu. Kaç gündür entry giremiyorum, hepsi unutulup gidecek. Kayıt altına almakta fayda var.
Beste-Güfte: Tuğçe
Obje: Elmoş 3 yaşındaykenki bir fotoğraftan akılda kalanlar.
Önce "kuş yapıcam" diye tutturdum. Sonra hevesle kuşumu elli renge boyadım. Aynı anaokul çocuğu gibi gittim, hızımı alamayıp etrafından siyah kalemle geçtim. Kuş yalan oldu.
Sonra "kağıdı boş bırakmıyCEM" buyurdum. Sen git, hamburger ağzı yap. Olsun mu sana kuş burger? Ama elmalı. Vallahi nereden çıktı, ben bile bilemedim.
Beste, güfte yine Tuğçe'den, mangastik fantastik bir beste. Ammaaaa "pantolon zebra desenli olacak" diyen benim. O kadar.
Taa ne zaman çizdiğim, faydalı bir eser. Neyse, çok uzatmayayım. En iyisi kafasının üstünde insan desenli bir fincan taşıyan, etek giymiş benekli fil resmimi arşivimin köşesinde tozlanmaya bırakayım. Kısmetse bir başka gün artık.

Şimdi burada gezip coşuyorum veyahut sohbetle muhabbetle günler geçiyor. Sonra bir bakılıyor, saat çüş olmuş. "Aaa, hadi yatalım" oluyor. Yatay düzleme geçiliyor. Sabah yine kalk, ekmeğine Nutella sür, makyajdı falan, evden çıkması nereden baksan öğlen. Sonra yapılacakların çeşitliliği hava durumuna göre yorumlansın, kah o yöne, kah bu yöne rota kırılıp dursun. Şurada bir kahve içelim, burada bir kitap alalım. Bir baktık 9 gün geride kalmış. Dur hele sen, yeni şey açayım da, orada derleyip toplayayım.

2 yorum:

Tugce Demirag dedi ki...

Yeni eserlerinizi ne zaman gorucez. Ayrica eger sanat yaparken yaninizda fotomakinasi olan arkadasiniz olursa bir de üretim aninda sanat yapisinizi görmek isterim.

Tugce Demirag dedi ki...

ayrica belki olur, birgün gelir skargaci arkadasimiz kendi emailini googlelar bu sayfaya erisirse iste email adresim eger elinde varsa bir kuple impossibles - face first (ya da face fist) istiyorum. rica minnet.

PS: elbetteki manyak degilim mail atip istemesini bilirim ama seneler seneler once arsivini kaybettigi haberiyle calkalanmistik. belki ayak yapiyodur. onu anan biz eski pank gencleri gorunce duygu seline kapilirda bir elimizden tutar. bir umut. hope.