24 Ekim 2008 Cuma

Back and Forth

Ştokolme geri döndüğümü bildiririm.

Soruyorum;
Blogumu Burdur'dan takip eden arkadaş kimdir? Bu arkadaşla temasa geçmek, Burdur'un elmosdiyorki'den beklentilerini öğrenmek istiyorum. Sayfaya banner olsun, reklam olsun koydurmak istiyorsa misal (Boncuk giyim, Hala ev yemekleri, Çiçekoğlu baklava gibi) peşinen söyleyeyim ki NO FUCKING WAY.
"Bizim de bir Gazi Caddesi var, Bağdat Caddesi yanında halt etmiş var ya!.."
Böyle yerlerde ünlü caddeler vardır; ismi illa Gazi, Şehit Osman falan savaş referanslı. Öyle değilse de bu sefer birleşik isimler istilası gözlemlenir. Örn: YıkıkÇarşı, SarıklıYol vs. Hep bi kıyas vardır böyle büyük şehir dışı insanlarda. "Aynı Bağdat caddesi" veya "Doğunun Paris'i". Çok hareketli, çok güzel demek için bu kıyaslar yapılmaktadır. Bize ne kardeşim? O kadar güzelse yaşa işte şehrinde. Ay ne ayıp, Anadolu güzelliklerle dolu, sen Türkiye'yi İstanbul'dan ibaret mi sanıyorsun? Evet öyle sanıyorum ya, beğenemedin mi? Gidip adım adım her şehirde belgesel mi çekicem ULAN? "Neneciğim, şimdi bize ne pişiriyorsun? Bızdıkkebabı mı? Ney var bunun içinde?"
Yalan sempatiye son! Banane bızdıkkebabından. Her horoz kendi çöplüğünde öter. Ya da annesini emekli edip paralarını hortumlarken Stockholm'de öter. Ay ne ayıp 26 yaşına gelmiş iş tecrübesi yok, hala anne parası yiyor! SANANE ULAN! SANA NE! Sen mi veriyorsun paramı? Herkes senin gibi erkenden çürümeye mi başlasındı? Şımarık Ayşecik rolü mü reva bana?
Bir sonraki bölümde underrated İsveç harikası Ace of Base'den bahsedeceğim. Unutturmayın.

1 yorum:

Gabriel Conroy dedi ki...

Başlık Back and Forth olunca bir an Bedük mü dinliyorsun diye düşündüm. (Şarkılarından birinde bu "back and forth" kısmı dile ve zihne pelesenk oluyordu, dadanıyordu.) Ancak başka bir yazından anladığım kadarıyla Bedük'le sadece popüler kültür üzerinden paslaşıyorsun sadece dinlemiyorsun kendisini.